Ustaoğlu, Tereddüt filminde kadının geleneksel ve modern bağlamda yerini sorgularken aslında filmin daha ilk karelerinde aslında vardığı yargıyla giriş yapıyor. Vardığı yargının haklılığını ve gerekçelerini de ara ara filmin içine serpiştirerek algısının alt yapısını oluşturup sonuca bağlamaya çalışıyor. Bir yönetmenin tarafsız olmadığının ve kendi çözüm yolunu sunmanın bir örneği olması açısından önemli olduğundan yazının girişinde değinme gereği duydum.
Şehnaz’ın odasında bir anne, baba ve genç(lise öğrencisi) kız, ilginç ve kolay kolay gündeme gelmeyecek bir konuyla gelmişlerdir. Anne, kızı kast ederek “Bu mutsuz, erkek olmak istiyor.” Baba duruma karşı olduğunu vurgularken anne ise on sekizinden sonra olabileceğine dair kızını isteğini savunuyor. Şehnaz, anne babayı dışarı gönderiyor ve sahne değişiyor. Genç kızın neden cinsiyet değiştirmek istediğini ve Şehnaz’ın olayı ele alış biçimini bilemiyoruz. Yönetmen detaya girmiyor sadece mesajını verip kenara çekiliyor. Anladığımız kızın cinsiyetinden dolayı mutsuz olduğudur. Neden mutsuz? Eril toplumun dayatmalarından, kısıtlamalarından, babanın ve çevrenin muamelesinden mi yoksa kendini erkek gibi hissettiğinden mi? Bu iki önemli sorunun cevabı yok. Sadece kız olduğu için mutsuz ve anne durumu destekliyor, baba karşı çıkıyor. Film boyunca da göreceğiz kadınlar birbirini sahiplenirken erkekler kadınların karşısında yer alıyor. Erkekler geleneğin bekçisi ve kadın karşıtı olarak yansıtılırken kadınlar daha çok gelenek ve eril yapı karşısında mücadeleci bir tavır içine girmektedir. Erkek olmak isteyen kız aslında örnek model rolündedir. Müzik eşliğinde dans eden, eğlenen ve hayatından memnundur aslında. Film boyunca da kızı sınırlayan ve mutsuz eden bir görüntü yok. Annenin dediği mutsuz yüz ifadesi yok. Aksine yaşına uygun hareketli ve sevecen görüntüler sergiliyor. Film sonunda bile Elmas’ın hasta yatağında bile hayata karşı iyimser ve öyle coşkuludur ki Elmas’ı hayata bağlayacak bir girişim görünmektedir. Elmas’ın imrenerek baktığı liseli kız aslında Ustaoğlu’nun misyon yüklediği kişidir. Elmas’ın karşısına koyduğu örnektir.
Filmin kendi içinde çelişkisi aynı zamanda liseli kızdan itibaren ortaya çıkmaktadır. Sözde mutsuz olan kız film boyunca hiç mutsuz değildir. Aksine modernliği temsil eden Şehnaz ve geleneği temsil eden Elmas mutsuzdur ki gelenek kendini daha gerçekçi sunar ve göründüğü gibi bir yaşamla karşımıza çıkar ama modern karakter ikiyüzlülüğü ve yapay bir görüntü sergiler. Sözde mutlu ve her şey güzelmiş gibi görünürken arka planda görünenin tam aksi mutsuz ve sorunlu bireyler ve ilişkiler görülmektedir. Elmas ve Şehnaz arasında kalmış bir liseli kız vardır ama kızın gelecekteki yeri ise belirgin değildir. Ustaoğlu bize liseli kızın örneğini verirken gelecekteki yerini göstermiyor, kim bilir belki erkek olacaktır!
YAZININ DEVAMI TÜRKİYE SİNEMASINDA KADIN VE AŞK ALGISI’nda

